Sosyal medya nedir herşeyin hızlandığı ama tüketimin arttığı bu günlerde hayatımızı iletişiyormuş gibi sosyalmişiz gibi göstermeye yarayan alanın ta kendisidir. Bağımlılıktır. kültürel yozlaşmanın en temellerini oluşturan mekanizmadır.
Sosyal medyada herşey ve herkes sadece gibi... Aslı yok hissi yok gerçekliği yok cesareti yok saçmalaması çok. Ama gerekli neden mi? Çünkü yaşamaya zaman yok. Gerçek duyguları hissedemeyecek kadar narsist olmak zorundayız. Çünkü kişisel olarak geliştik. Kimseye bağlı olmayı istemiyoruz. Bağlı olmayınca duygularda sanal ve hızlı herşey çok dramatik.
Gerçekten sosyal medya hepimiz için kocaman bir antidepresan. Kafayı yememizi engelliyor. Ne kadar pesimistsin demeyin hiç gerçekten öyle.
Kişisel gelişim ile hepimiz sadece öncelikle kendimize değer vermemiz gerektiğini bağlarımızın bize yük olduğunu mutlu olmak için özbenliğimize saygı duymamız gerektiğini öğreniyoruz. Evet bunların hepsi olması gereken ve kişisel erginliğe ermemizi sağlayacak ve gerçek iç huzur ve mutluluğa erişmemizi sağlayacak yol kendisidir ancak bunun anahtarı bunları öğrenmek ile bitmez bunun asıl yolu kişisel travmalarımızdan kurtulup ama gerçekten kurtulup özgürleşip sevgi ile yola devam etmektir. Kinle kıskançlıkla yada öfke ile ilerlemek çok kitap okuyup kişisel gelişim öğrenmek maalesef kişisel gelişime yol açmıyor. Sadece egonuzu tatmin etmeye ve ben yalnızda güçlüyüm demeye yarıyor. Benimde mutlu bir hayatım var bende biliyorum diye yanılsamalarınızı arttırmaya yarıyor. Instagram, Twitter, Facebook gibi platformlar gördüklerimizi yaşamaya çalışmaktan kendi hayatımızı yaşayamaz oluyoruz. Bunu neden yapıyoruz derseniz bize kişisel gelişim diye öğretilen en basit yöntem taklit edersen seninde olur. İstersen seninde olur. Ama bildiğiniz üzere her hatim indiren her hafız olan derviş olmuyor. Ben öyle spiritüel şeylere inanmam diyenlerde aynı şeyi dua ile yapıyor çünkü çifte sistem var siz neyi tercih ederseniz her ikiside kendince manüplasyonlarla dolu.
Evet doğru son yıllarda yaşamak zorlaştı evet ekmek artık aslanın ağzında değil mideyide geçip bağırsaklara ulaştı ve iş bulmak çok zor, iş bulsanda hakettiğin maaşı daha da doğrusu geçimini sağlayacak parayı kazanmak çok zor ve okullar gerçek anlamda hayata dair hiç bir şey öğretmiyor tam tersi girdiğimiz sınavlar ve puanlama sistemleri sadece hepimizi biraz daha yarış atına dönüştürüyor en hırslı olan en çok manipüle eden kazanır oluyor.
Tüm bu girdilerin çıktısı olarakta sosyal medya bizi özgürleştiriyor. Kim istersek oyuz orda yargılanmıyoruz, cezalandırılmıyoruz, insanları cesur, mutlu, benliğimizle barışık olduğumuza ikna edebiliyoruz. Sosyal medya sayesinde evlerimizde büyük huzur hakim çünkü evin içinde herkes kendi köşesinde herkes tık tık tık telefonlarda bilgisayarlarda yada televizyonlarda. Ne kadar güzel tam bir pazarlama dehası hep bize bakıyorlar 360 derece bizimle olan tüketicilerimiz var hiç bir yerde yalnız değiller ve istediğimiz herşeyi satın alabilirler çünkü beş dakika önce zaten fenomenler birinden o sattığınız ürünü satın almaya heveslendi arzu tamam, satın alma gücüyse krediler kredi kartları feda olsun onlar hep var bir tek reklam ile herkes herşeyi alabileceğine ikna olabilir yeterki doğru manipüle ile doğru lafı siz söyleyin! Ama aynı zamanda basit olsun çünkü aklını yoracak bir akıl o anda orda yok çünkü çok fazla bilgi akışından dolayı yanmış durumda.
Bak bunu atlıyordum. İyiki aklıma geldi :) Mesela bir akşam eve geldiniz gün boyu uğraştığınız herşeyi yok sayalım akşam oturdunuz şöyle bir belgesel yada yabancı dizi izliyim dediniz (Malum hiç birimiz Türk kanallarında dizi izlemiyoruz yada magazin) açtınız belgeseli izliyorsunuz bir şey dedi aklınıza takıldı telefonu elinize aldınız Google Amcaya sordunuz o esnada whatsappa bişiler yazmışlar ona baktınız. Eee tepkisiz kalamadınız çünkü mavi tik oldu bikere bir smile gönderdiniz. Ardından instagram bildirimi düştü o günkü hikayenizi kimleri gördüğü merak uyandırdı kaç kişi görmüş acaba ama dizi izliyorsunuz kaliteli zamanı onun için bölemezsiniz sonra bakarsınız. Tam telefonu elinizden bırakacaksınız. Belgeseli durdurmuştunuz tekrar başlattınız. Ardından arkadaşınız aradı çok yakın kankanız açmazsanız yarın bisürü söylenir olmaz açtınız oo sevgilisi ile tartışmış çok sorunlu yazık ona derman oldunuz. Onu kapattınız belgeseli izleyebilirsiniz artık ama hazır bu kadar bölünmüşken bi taraftan izlerken instagramada bi göz atarsınız kaç kişi görmüş hikayeyi tepki var mı? AA oda ne bi sürü kişi bişiler paylaşmış belgeseli dinlerken onlarada bakıverin canım nolacak ki belgeselde görsel bişi yok zaten dinlemek yeter. Aaa istediğiniz botlar indirimdeymiş 2 gün kalmış bi daha vaktiniz olmaz onuda alın hemen cüzdan almayada gerek yok hemen sipariş kapıda ödeme belgesel bitiyor bu arada sonu geldi. EEE sabah erken kalkacaksınız uykunuzda geldi yatın bari...
Ben yazarken yoruldum ki düşünün bu beynin iki saat içerisinde sorguladıkları sadece ve bunların sonucu hepimiz kaygılıyız beyin napsın. Hep merak hep aksiyon hep koşturmaca ki bu hikayede evde yalnızsınız ve tüm gün boyunca kafanızı yoracak hiç bir şey olmamış sadece akşam bir belgesel izleyeyim demişsiniz hiç bir ekstra tetikleyici yok.
Çok konuştun sosyal medya olmayınca herşey düzelecek mi bilmiş bilmiş yasaklansın demiş bide diye kızıyorsunuz dimi bir çoğunuz buraya kadar okumadınız bile zaten. Hayır düzelmeyecek o gitse başka bir antidepresan gerekecek bu sırf Türkiye için değil tüm dünya için geçerli... Ben nacizane sadece şunu söyleyebilirim kaliteli zaman mükemmel insanlar gibi yaşamaya çalışmakla olmaz. Kaliteli zaman fiziki yada ruhsal olarak dinlenmek ile olur ne yaptığınız önemli değil yaptığınız şeye konsantre olmakla olur. Veri akışını minimuma düşürerek sağlıklı nefes alış veriş dengesinde kalmakla olur burda nefes terapisini kastetmiyorum sakin olduğunuzdaki rahatladığınızdaki kalp ritmine inmekten bahsetiyorum.
Teknoloji insanlara zaman kazandırsın diye geliştirildi teknoloji insanları esir almak sanal algılar yaratmak ve savunmalarını yerle bir etmek için geliştirilmedi amacını unutmayın olur mu?

